Sal01232018

Last updatePzt, 08 May 2017 9am

Back Buradasınız: Home DÜŞÜNDÜKLERİMİ YAZDIM
DÜŞÜNDÜKLERİMİ YAZDIM
Haftalık Yazılar

Haftalık Yazılar (35)

17 Oca 2018
Published in Haftalık Yazılar

Türkiye’de gerek siyasal, gerekse sosyal yaşamda sağlıksız, verimsiz dolayısı ile kimseye faydası olmayan nefret öğesi yüksek, örseleyici bir dil kullanılıyor. Başta siyasiler; ayrım olmaksızın iktidarıyla, muhalefetiyle bu sorunlu dili besliyorlar, çünkü “kazanma stratejisi” olarak görüyorlar. Farklı düşünceye tahammülsüzlüğü barındıran, hoşgörüyü yok eden bu strateji; sadece seçim kazanmaya yönelik. Ancak siyasal partilerin bu tercihi hepimizi, dahası gelecek kuşakları tehdit ediyor. Kendi seçmenini tahkim etmekten başka bir işe yaramayan bu stratejinin partilere oy getirmesini beklemek gerçekçi değil. Çünkü demokrasimiz uzun zamandır seçmen geçişlerinin çok azaldığı bir süreçte ve siyasilerin kullandıkları dilin, fanatik taraftarları tatmin etmekten öte bir faydası yok. Ancak, görevleri sorunları çözmek olan siyasiler, kullandıkları bu sorunlu dil ile gerilimi arttırıyorlar, çatışma kültürünü besliyorlar. Taraftarları da onları modelliyor ve sosyal yaşamda sergiliyor. Sonuç olarak toplumsal yapı tahrip oluyor ve birlikte yaşama iradesi giderek kayboluyor.

09 Oca 2018
Published in Haftalık Yazılar

Yaşam gençlik, olgunluk, yaşlılık ve ileri yaşlılık olmak üzere dört çeyrekten oluşuyor. 60 yaş ve üstünün yer aldığı 3. çeyrekte “yaşlılık” modern çağda bir sorun olarak düşünülüyor ve adeta bir hastalık olarak ele alınıyor. İnsanlar da doğal olarak yaşlanma sürecini yavaşlatma, hatta durdurma çabası içindeler. Bu nedenle yaşlanmayı durduran ya da azaltan” (Anti aging) bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Yaşlıları üç kategoriye ayırabiliriz: Geçmekte olan yaşama öfke duyan, bu öfkeyi yaşam belirtisi olarak gören, haklılığından her zaman emin olan yaşlılar; yaşlanmaya karşı çıkarak kendisini gülünç düşürmek pahasına genç kalmak isteyen yaşlılar; yaşamın bu son evresinde kendisiyle ve dünyayla barışık huzur içinde yaşamak isteyen yaşlılar.

04 Oca 2018
Published in Haftalık Yazılar

Dışişleri Bakanlığı verilerinden 5,5 milyon Türkiye vatandaşının yurt dışında olduğunu, bunların 4,6 milyonunun ise Batı Avrupa ülkelerinde yaşadığını anlıyoruz. 2017’de Türkiye’den ayrılan vatandaş sayısı ile ilgili bilgi yok. Ancak Almanya Göç ve Mülteciler Dairesi Haziran 2016 itibarıyla Türkiye’den yapılan iltica başvurularının bir önceki yılın tamamına ulaştığını açıklıyor. Bu veri 2016 Haziran ayına kadar olan dönemi kapsıyor ve 15 Temmuz darbe girişiminin siyasal sonuçları bu rakamlara henüz yansımamış durumda. Dolayısıyla darbe sonrasında bir kesimin Türkiye’yi terk etme girişimlerinin arttığını söylemek yanlış olmaz.

26 Ara 2017
Published in Haftalık Yazılar

British Council dünya genelinde yürüttüğü, 18- 30 yaş aralığındaki gençlerin sesini duyurmaya yönelik “Next Generation” araştırmasını Türkiye’de de tamamladı ve rapor olarak geçtiğimiz günlerde yayımladı. Araştırma her kesimden, her yöreden gençlerin gündelik yaşamları ve bağlantıları, kendi geleceklerine dair tasarımları ve yatırımları ile kimlik, siyaset ve katılıma yönelik tavırları üzerinde yoğunlaşıyor.

20 Ara 2017
Published in Haftalık Yazılar

Haber bültenleri şiddetin her türlüsünü sergiliyor; çocukları, hayvanları hedef aşan cinsel ve fiziksel şiddet, kadına yönelen erkek şiddeti, okulda şiddet, hastanede şiddet, trafikte şiddet, doğayı hedef alan şiddet. Günlük yaşamımızda istemediğimiz kadar yer alan, iletişimleri sorunlu siyasetçilerin topluma olumsuz “rol model” olduğu bir gerçek. Ülkeyi yöneten ve yönetme iddiası taşıyan politikacılar doğal olarak halkımızı etkiliyorlar. Modellenen bu sorunlu iletişim kalitesinin giderek taraftar bulduğu, çatışma kültürünü arttırdığı, sevgi, hoşgörü ve barışı olumsuz etkileyerek her yerde şiddete yol açtığı çok aşikar. Ortak yaşama iradesinin kaybolduğu, kendi kafasına göre herkesin “kendi adaletini” sağlama çabasına girdiği her kesimde, her yerde görülüyor. Medya bütün bu şiddet olaylarına büyük ilgi gösteriyor, en aklı başında kanallar bile, kaygı verici bir şekilde, haber diye “3. Sayfa” cinayetlerini tüm ayrıntılarıyla veriyor. Dahası, topluma anlama özürlü gibi davranarak, en basit cümleleri bile büyük puntolarla yazılı olarak ekrana yansıtan ve defalarca tekrarlayarak polemik konusu yapanlar var. Bu tür haberlerin reytingi kuşkusuz fazladır. Ancak, toplumsal patoloji hızla yükseliyor ve toplumun çıldırdığından, çürüdüğünden söz edenlerin sayısı artıyor. Ne yazık ki, Türkiye’de şiddet artık konferansların konusu haline gelmiştir.

13 Ara 2017
Published in Haftalık Yazılar

TÜSİAD 1971 yılından bu yana TÜRKİYE’nin önde gelen girişimcilerinin ve iş dünyası yöneticilerinin oluşturduğu gönüllü bir iş dünyası kuruluşu. Türkiye ekonomisinde üretim, katma değer, kayıtlı istihdam ve dış ticaret gibi alanlarda önemli bir temsil gücü var. Bünyesinde temsil ettiği 4.000’e yakın şirketle kamu dışı milli gelirin yüzde 50’sini oluşturuyor, enerji hariç dış ticaretin yüzde 85’ini gerçekleştiriyor, kayıtlı istihadamın yüzde 50’sini sağlıyor ve kurumlar vergisinin yüzde 85’ini ödüyor. Geçtiğimiz hafta yapılan ve Başbakan Yıldırım’ın da katıldığı TÜSİAD Yüksek İstişare Toplantısı’nda Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, yaptığı kapsamlı konuşmasında ekonomiye özel bir yer ayırdı ve Ak Parti iktidarının 2001- 2007 ve 2008- 2017 dönemlerini analiz etti. Her İki dönemde varolan büyümenin çok önemli nicelik ve nitelik farklılıklarına işaret etti.

08 Ara 2017
Published in Haftalık Yazılar

Ekonomik performansı ölçmek için birçok göstergeye bakmak gerek. Büyüme, GSYİH, enflasyon, işsizlik, gösterge faizi bunlar arasında. 2017 için yüzde 5,5 büyüme oranları tahmin ediliyor. Başbakan Yıldırım ise İngiltere’de bir araya geldiği yatırımcılara yüzde 6-7 büyüme beklediğini söyledi. Büyüme bu oranda bile olsa, yüzde 4,5-5 cari açık ve yüzde 13’lerde seyreden enflasyon ve işsizlik oranlarıyla ekonomik performansımıza olumlu diyebilmek mümkün değil. Başbakan Yıldırım “2017 ilk yarısında Çin ve Hindistan’ın arkasından 3. sıradayız” diyerek olumlu bir tablo çiziyor. Ancak Çin’de büyüme yüzde 7 enflasyon sadece yüzde 1,9. Hindistan’da büyüme yüzde 5,7 enflasyon ise yüzde 2,4.  Kamu yönetiminin kalmadığı Venezüella dışında enflasyonu yüzde 13’ün üzerinde dünyada hangi ülke var?

Sayfa 1 / 2