Çrş11212018

Last updatePzt, 08 May 2017 9am

Back Buradasınız: Home DÜŞÜNDÜKLERİMİ YAZDIM ADAYLARIN KARAKTER VE KİŞİLİKLERİ

ADAYLARIN KARAKTER VE KİŞİLİKLERİ Featured

Written by 

Dünyada 250 yıldır başarılı olma yollarını anlatan kitaplar yazılıyor. Son 80 yıldır yazılanlar öncekilere göre oldukça yüzeysel kalıyor. Çünkü bu kitaplar imaj yaratmaya dayalı tekniklerden oluşuyor, sorunları çözmekten uzak sadece geçici çareler sunuyor. Bu nedenle de, çözüldüğü düşünülen sorunlar bir süre sonra yeniden ortaya çıkıyor.

İlk 170 yılda yazılan kitaplara bakarsak, neredeyse tamamı, başarının temelinde “karakter etiği” nin olduğunu söylüyor. Nedir karakter etiği? Dürüstlük, alçakgönüllülük, bağlılık, ölçülü olmak, cesaret, adalet, sabır, çalışkanlık ve yalınlık gibi özellikler. Temel felsefe “herkese iyilik etmek”. Bu felsefe insana belirli ilkeler, alışkanlıklar kazandırıyor; kişinin bunları kendi mizacı ile bütünleştirmesini öngörüyor. Bir insanın etkili bir yaşam sürmesi, gerçek başarılar elde etmesi ve sürekli mutlu olabilmesi karakter etiğini öğrenmesine ve kişiliği ile bütünleştirmesine bağlı.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, başarı ile ilgili bakış açısı radikal bir değişime uğruyor. “Karakter etiği” yerini “kişilik etiği” ne bırakıyor ve kişilik ön plana çıkıyor. Çünkü kişiliğin, toplumdaki imajın, tavrın, davranışların, insanlar arası etkileşimi kolaylaştırdığı ve başarıyı getirdiği görülüyor. Bunun için izlenmesi gereken iki yol var. Birincisi, kişinin iletişim becerisini geliştirmesine yönelik eğitimler; diğeri ise, halkla ilişkilerde kullanılan teknikler ve pozitif zihinsel tavır. Bu amaçla geliştirilen özdeyişler de var; “Tavrınız erişeceğiniz yüksekliği belirler”, “Gülümsemek, kaş çatmaktan daha fazla dost kazandırır”, “İnsan, düşlediği ve inandığı her şeyi gerçekleştirebilir.”

Görüleceği gibi kişilik yaklaşımında hileli, manuplatif ve hileli boyutlar var. Başkalarının bizi sevmesi ya da bizim isteklerimizi yapması için bu becerileri kazanmamız ve yaşama geçirmemiz gerek. Bu felsefede başkalarının faaliyetleriyle gerçekten “ilgileniyormuş gibi” yapmamız , “güçlüymüş gibi” görünmemiz gerekiyor. Çünkü başarı elde etmemiz bu davranışları sergileme becerimize bağlı.

Kişilik Etiğini öne çıkaran kitaplar, karakter etiğini başarının bir parçası olduğunu söylese de, onu bir temel ve katalizör olarak görmüyor. Karakter etiği değersizleştiriliyor, daha çok etkileme teknikleri, güç stratejileri, iletişim ustalıkları ve pozitif tavır öne çıkarılıyor. Bunların zaman zaman başarıyı getirdikleri de doğru. İş dünyasında 20. Yüzyılın en önemli kitabının yazarı olarak anılan, ünlü liderlik otoritesi Stephan Covey bu özellikleri birincil değil, ikincil özellikler olarak tanımlıyor. Başkalarına istediklerimizi yaptırmak için onları etkilemek, daha verimli çalışmak ve insanların bizi ve birbirlerini sevmelerini sağlamak için önerilen etkileme strateji ve taktiklerinden yararlanabileceğimizi söylüyor. Ancak, karakterimiz bozuksa, ikiyüzlüysek ve düzenbazlığa yatkınsak uzun vadede başarıya erişemeyeceğimizi, düzenbazlığın güvensizliğe yol açacağı uyarısını yapıyor. Böyle bir durumda yaptığımız her şeyin bir manevra, bir hile olarak algılanması yüksek bir olasılık. “Güven” olmazsa güzel konuşmanın, gerçekten iyi niyetle davranmamızın bir önemi yoktur. Çünkü güvenin olmadığı yerde, başarı için gerekli temel yok demektir. İyilik temeldedir ve tekniğe hayat verir.

Teknik kullanarak zaman zaman başarılı olabiliriz, örneğin okul yaşamımızda yeterince çalışmadan iyi notlar alabiliriz. Eğitilmiş bir zihin yapısını elde etmek ise; not almaya değil, konulara hâkimiyetimize bağlıdır. Doğal bir sitemde başarılı olmak için bedeli ödemek ve süreci gerektiği şekilde yönetmek gerekir. Her zaman ne ekersek onu biçeriz ve bunun kestirme yolu yoktur. Doğada geçeri olan bu ilke, toplumsal yaşamda da geçerlidir. İnsan davranışları ve insan ilişkileri açısından ele alırsak birbirinden farklı olmadığını görürüz. Örneğin yapay olan toplumsal sistemlerde,  mevcut kuralları usulce çiğneyebilir, durumu idare edebiliriz. Kısa süreli insan ilişkilerinde sergileyeceğimiz şirinlik ve ustalıkla olumlu izlenimler bırakabilir, başkalarının uğraşlarıyla ilgileniyormuş gibi yapabiliriz. Bunlar tümüyle kişilik etiğinin öngördüğü becerileri yerine getirmemize bağlı. Kısa süreli durumlarda da bu becerilerin etkili olma potansiyeli yüksektir. Bunlar ikincil özelliklerdir ve uzun süreli ilişkilerde bir karşılığı yoktur, kalıcı değildir. Dürüst değilsek, temelde güçlü bir karakterimiz yoksa gerçek amacımızın zaman içinde ortaya çıkması ve başarısızlığın gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Önümüzde yerel yönetim seçimleri var ve şehirlerimizi yönetecek belediye başkanlarını seçeceğiz. Seçilen başkanlar günlük yaşamımızı doğrudan etkileme gücüne sahip olacaklar. Onlarla aynı kenti paylaşıp, aynı havayı soluyacağız. Karşımızda yeni adayların yanında, mevcut belediye başkanları da var. Başkanlık yaptığı dönemlerde karakterini öğrendiğimiz için tam olarak “güvenemediğimiz”, hatta “hiç güvenmediğimiz” belediye başkanları; Kamuoyundaki tepkiyi görmezden gelerek hala başkan olmak isteyen belediye başkanları. Üstelik böyle kişilerin, “siyasal dengeler “ gibi ne olduğu anlaşılmaz bir gerekçe ile yeniden aday yapılmaları ciddi bir olasılık. Bu kişiler başarı için her türlü strateji ve taktikleri kullanarak farklı bir kişiliğe bürünmek isteyecekler. Geçmişte yaptıklarını unutturmak için seçmene şirin görünmeye çalışacaklar. Ünlü düşünür Ralph Waldo Emerson, iletişim kurmada karakterin ne denli önemli olduğunu şu sözlerle dile getiriyor; “Ne olduğun kulağımda öylesine çınlıyor ki, ne dediğini duyamıyorum.” Başkanların iktidarları boyunca kendisine verilen gücü nasıl kullandığı, seçmenin onları dinleme kalitesini belirleyecek. Seçmen, onların sergilemeye çalıştığı kişiliğe değil, gerçek benliğinden yayılan o sessiz ve görünmez dalgaya, yani karakterine bakacak. Siyasal partiler aday belirlerken, bu tarihsel gerçekliği dikkate almaları gerek.

 

Kaynak:

The Seven Habits of Highly Effective People, Stephan R. Covey

The 8th Habit: From Effectiveness to Greatness, Stephan R. Covey

Last modified on Pazar, 28 Ekim 2018 12:29
Rate this item
(1 Vote)