Pz02252018

Last updatePzt, 08 May 2017 9am

Back Buradasınız: Home YENİDEN DÜŞÜNMEK SORGULAYAN İNSANI YARATMAK

SORGULAYAN İNSANI YARATMAK

Her yıl kasım ayında Dünya Çocuk Kitapları Haftası düzenleniyor. Amaç, çocuklara kitabı sevdirmek ve kitap okuma bilinci kazandırmak. İnsan sosyal bir varlıktır; insanlarla ilişki halinde olmak, onların isteklerine cevap vermek zorundadır. Bu nedenle toplumu iyi tanıması gerekir. Günlük yaşamda "İnsanlık" diye ifade ettiğimiz değerler olan" zerafet", "nezaket" ve "kibarlık" insanların ayırt edici özellikleridir. Bu özelikleri doğru bir şekilde ve kapsamlı olarak öğreneceğimiz kaynak kitaptır.

 

Çocukluktan itibaren insanlarımıza vermemiz gereken en temel eğitim, kitap okumanın öneminin kavranmasıdır. Kitabı seven, kitapla dost olan insanı yaratmamız gerek. Hem insanlarımızın gelecekleri, hem de toplumsal gelişim için bunu yapmalıyız. Kitap okuyarak kendilerini tanıyacaklarını, içinde barındırdığı potansiyeli keşfedeceklerini ve bu alana yönelerek başarılı olacaklarını  öğrenmek zorundalar. İnsanımıza çocukluktan itibaren  yaratıcı gücünü teşvik eden bir eğitim sistemini kurmak zorundayız. Günümüzde "insan sermayesi" olarak tanımlanan "insan ve onun yaratıcılığı", finansal sermayenin çok üzerinde bir öneme sahip. Bu insana verdiğimiz eğitime, onun süresine ve kalitesine bağlı.Ulusları zenginleştiren de onun iyi eğitilmiş insan kaynakları. Katma değeri yüksek bilgi- yoğun üretimler, yüksek teknolojinin kullanıldığı üretimler bu insanlarla gerçekleşiyor.

Dünyada gelişmiş ülkeler arasına girebilmek, sadece Gayri Safi Yurtiçi Hasıla' nın büyümesi ve Kişi Başı Gelir'in artması ile olmuyor. Bu maddi kaynakların yanında "eğitim", "yaşam kalitesi", "kültür düzeyi" ve "hukukun saygınlığı" alanlarındaki performansınıza bakılıyor.  Türkiye 227 ülke içinde GSYH'sı en büyük 17. ekonomi iken, Kişi Başı Gelir'de 86. sırada. İnsani Gelişme endeksinde ise 187 ülke içinde 92. sırada yer alıyor.

Gerek Birleşmiş Milletler'in yayınladığı İnsani Gelişme Raporu (2013-2014), gerekse  Dünya Ekonomik Forum'un yayınladığı Küresel Rekabet Raporu(2013- 2014) bize eğitim alanında radikal bir değişikliğin şart olduğunu gösteriyor. Öncelikle okullarımızı bilimsel eğitim alanları haline getirmemiz gerek. Üniversitelerin sayısını arttırmamız, eğitim alanındaki eksikleri kapatmıyor.Bilimle ilgisi olamayan, kendi alanında bile temel bilgilerden yoksun insanların sayısını arttırıyor.  Yürürlükteki ezberci, not almaya dayalı sistemin ürettiği itaat eden insanımız yerine, "düşünen", "sorgulayan", "soru soran", "itiraz eden" insanı yaratmak zorundayız. Çünkü bu yapıda buluş yapılamaz, teknolojiye katkı getirilemez. Bu yapısal reformu yapmadan da gelişmiş bir ekonomi olmamız, insanı gelişmişlik düzeyini ve küresel rekabet gücümüz arttırmamız da hayalimiz olarak kalır.