Sal01232018

Last updatePzt, 08 May 2017 9am

Back Buradasınız: Home YENİDEN DÜŞÜNMEK ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BAĞLI

ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BAĞLI

Gazetecilere Özgürlük Platformu "Çalışan Gazeteciler Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, gazetecilere önemli haklar getiren 1961 yılında yürürlüğe giren yasanın, geçen 54 yıl içinde nasıl budandığını dile getiriyor ve ekliyor " Taşeronluk giderek yayılıyor, iş güvencesi yok, her gün işten çıkartılan gazetecilerin sayısı artıyor.

Yaklaşık son 10 yılda 200 dolayında gazeteci cezaevine girmiş, 21'i hala cezaevinde tutuluyor. Basın özgürlüğü 54 yıl öncesinden daha kötü durumda." Haberleşme ve ifade özgürlüğü demokrasinin temel dayanaklarından biri. Demokratik toplumlarda siyasal denetimi temsil eden "Yasama" ve hukuki denetimi temsil eden "Yargı"nın dışında, "Yürütme"yi denetleme sorumluluğu "Basın ve Kamuoyu" na düşüyor. Basın bu işlevini halk adına yapıyor, bu nedenle özgür olmak zorunda. Bir başka deyişle basın özgürlüğü herkes için gerekli, en az siyasal ve yargısal denetim kadar önemli. Türkiye evrensel hukukun neresinde sorusunu cevaplamak için uluslararası raporlara bakalım: Freedom House 2014 raporu'nda Türkiye dünya basın özgürlüğü sıralamasında 120. sıradan 134.sıraya inmiş durumda. ABD Dışişleri tarafından yayınlanan İnsan Hakları Raporu'nun Türkiye bölümünde, yolsuzluğa 2012 yılında 11 kez atıfta bulunulurken bu sayı 2013'de 18'e çıkmış. AB 2014 İlerleme Raporu'nda Türkiye'de yargının siyasallaşması için nasıl kanunlar çıkartıldığı vurgulanıyor ve yıldırım atamalarla yargı üzerinde nasıl baskılar kurulduğu anlatılıyor. 2013 yılında yapılan "Türkiye'de Medya ve İfade Özgürlüğü" konulu konferansta konuşan Adalet Bakanı'nın "Hoşa gitmeyen, hatta şok eden fikirlerin, makul ve makbul sayılan fikirler kadar hoşgörüyle karşılanması gerekir" ifadesine hatırlıyorum ve yaklaşık iki yılda nereye geldiğimizi düşünüyorum. Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü; aykırı, aleyhte, hatta rahatsız edici düşüncelerin ifadesi için de geçerli. Bu evrensel ilkeler çoğulcu olmanın gereği.Bunlardan uzaklaşmak; çağdaş dünyadan, demokratik toplum olmaktan uzaklaşmak demek. AİHM "İfade özgürlüğüne müdahale edilemez" diyor. Demokratik toplumu oluşturan unsurları "Çoğulculuk", "Hoşgörü" ve "Açık fikirlilik" olarak sıralıyor ve "Her alanda eleştiriler hoşgörüyle karşılanmalı, başkalarının düşüncelerine tahammül edilmeli" diyor. En büyük ihtiyacımız, toplumsal, kültürel, dinsel ve etnik grupları Türkiye'nin geleceği için bir araya getirmek. Farklılıkların bir arada yaşamasında ifade ve basın özgürlüğünün önemi büyük. Kamuoyunun aydınlatılması, olaylara farklı açılardan bakabilmesi basının özgür olmasına bağlı. Her türlü fikrin kamuoyunda özgürce tartışılması basının temel işlevi. Basın mensupları bu görevi yerine getirirken hiçbir şekilde baskılanmamalı, işlerini kaybetme korkusu yaşamamalı. Demokrasilerde esas olan iktidarların basına baskı yapmaması. Bu nedenle iktidarın basını yönetilebilecek bir alan olarak görmemesi gerekiyor. İktidardan beklenen, basının halk adına "Yürütme" yi denetleyen bir işlevi olduğunu göz önüne alarak, basın özgürlüğünü daha genişletmesi, gazetecilerin kazanılmış haklarının kaybedilmesine izin vermemesi, basın mensuplarının çalışma koşullarını iyileştirmesi ve iş güvenliklerini arttırması. Hepimiz bilmeliyiz ki, özgürlüğümüz basının özgür olması ve işlevini yerine getirmesine bağlı.