Sal10162018

Last updatePzt, 08 May 2017 9am

Back Buradasınız: Home YENİDEN DÜŞÜNMEK GEL DE KANSER OLMA

GEL DE KANSER OLMA

Kanser hastalığı ölüm nedeni olarak hemen kalp ve damar hastalıklarından sonra geliyor. Ancak uzmanlar kanserden korunmanın mümkün olduğunu ve yılda yaklaşık 200.000 kişiye kanser teşhisinin konulduğu ülkemizde, doğru tedavilerle vakaların üçte birinin önlenebileceğini söylüyorlar. 4 Şubat Dünya Kanser Günü de bu alanda farkındalık yaratmak ve halkın bilinç düzeyini arttırarak doğruların herkese ulaşmasını hedefliyor.



Kanser ile mücadele bireysel olmanın yanında ulusal ve küresel ölçekte ele alınması gereken bir mücadele. Bilimsel olarak sağlıklı beslenme, alkol tüketimini azaltma , fiziksel aktivite ve sigaradan uzak durmanın kanser türlerinin üçte birinde başarılı olduğunu ve yarısının önlenebileceğini biliyoruz. Bunlar bireysel olarak alınabilecek önlemler gibi görünmekle birlikte sağlıklı beslenme konusu bile tek başına sorunlu bir alan. TC Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu internet sitesinden bebeklikten yaşlılığa kadar, her yaş için optimal beslenme programları sunuyor ve doğru beslenmenin fiziksel sağlığın yanında ruhsal sağlığın da iyileşmesini sağlayacağı vurguluyor.

Türkiye'de 2015 Ocak ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden "Açlık Sınırı" 1.256,80 TL. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut ( Kira, elektrik, su, yakıt ), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu harcamalarının toplamını ifade eden "Yoksulluk Sınırı" ise 4.093,80 TL. Bu sayılar Türk- İş'in Hacettepe Üniversitesi beslenme verileri temelinde yaptığı araştırma sonuçları. Hesaplanan bu tutar hane halkının aylık gelir ihtiyacını gösteriyor. Gelir getiren kişi genelde erkek ve devletin resmi verilerine göre ücretlilerin yaklaşık yarısı asgari ücret olan net 949.- TL aylık alıyor. İnsan onuruna yakışmayan bu gelirle devletin önerdiği beslenmeyi yapabilmek mümkün değil. Zaten halkımızın büyük bir bölümü için beslenme, açlığı bir şeklide bastırmaya, giyinme de örtünmeye indirgenmiş durumda.

Gerçekler böyleyken alacağımız bireysel önlemlerle ölümcül hastalıklardan korunabileceğimiz söyleniyor. İçler acısı bir haldeyiz. Kanser ile mücadelede çevresel ve mesleksel etkilerin önemi de çok fazla. Devlet "Radon"dan, "Asbest"e, "Elektromanyetik alanlara", "Hormonlu, genetiği değiştirilmiş gıdalar" a kadar birçok alanı kontrol altına almak zorunda. Ev yapım malzemeleri olarak kullanılan taş, toprak ve çimentoda doğal olarak bulunan radon gazı sürekli olarak ortama serbestçe yayılan ve soluma yoluyla vücudumuza giren kanser yapıcı bir gaz. Özellikle kış aylarında evlerin ısıtılması iç dış basınç farkının yarattığı yüksek oran yaşamımızı tehdit ediyor. Radon ev ortamının yanında ; özellikle maden ocaklarında, tünellerde, yeraltı sularında görülen ve akciğer kanserine yol açan, dolayısıyla bir meslek hastalığının yaratıcısı. Ancak, ölçülebilir bir gaz. Radon haritalarının yapılması, yapı malzemelerinin denetlenmesi, asbest kontrolü, elektromanyetik alanların izlenmesi, soframıza giren gıda maddelerinin denetlenmesi vb halk sağlığı ve hastalıklardan korunmada yaşamsal öneme sahip. Bunlar devleti yönetme sorumluluğunu üstlenmiş iktidarın yapması gereken işler. Yine aynı noktaya geliyoruz. Türkiye evrensel hukuku savunan bir hukuk devleti olmak zorunda; yasaları evrensel hukuka uygun hale getirmek zorunda. Ayrıca, batı demokrasilerinde olduğu gibi bu yasalar herkes için geçerli olmalı ve ihlali halinde, ayrım olmaksızın, yaptırım herkese uygulanmalı.

Sonuç olarak ölümcül bir hastalık olan kanserle mücadele bireysel, ulusal, küresel ölçekte ele alınmasını, yasal düzenlemelerin yapılmasını, düzenli kontrollerin ve yaptırımların uygulanmasını gerektiriyor. Ayrıca konunun siyasal, teknik ve eğitsel olduğu kadar, ekonomik boyutunu unutmayalım; dört kişilik bir ailenin geliri, iktidarın cari fiyatlarla hesapladığı gibi kişi başına ortalama 8.250 TL/ Ay değil. Bu bir göz boyama, illüzyon, yani sanal bir rakam. Tekrar edelim Ocak 2015 itibarıyla; Açlık Sınırı: 1.256,80 TL/ Ay, Yoksulluk Sınırı: 4.056,80 TL/ay , Asgari Ücret: 949.- TL/Ay. Gelin de bu koşullarda insan onuruna yakışır bir hayat sürün, sağlıklı beslenin ve ölümcül hastalıklardan korunun!..